• https://www.facebook.com/birkitapbindost/
  • https://plus.google.com/u/0/112571739581511785460/about
  • https://www.twitter.com/@birkitapbindost
     BirkitapbindosT

Kültür ve Sanat Sitesi

ZİYARET BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam26
Toplam Ziyaret188910
TAKVİM

Susmak ve "SUS(!)" Kalmak / Ağustos 2017




SUSMAK VE "SUS(!)" KALMAK


Aklıma takılıp da cevabını bulamadığım sorulardan biriside; insanların büyük bir çoğunluğunun genellikle neden "SUS(!)" kalmayı seçtikleridir!..

İNSANLAR NEDEN SUSARLAR?

Yazılanları yalnızca okumakla kalıp, bu konuda hiç bir yorum yapma gereği duymazlar?

.   .   .

Yazılan konuyu boş, basit ve anlamsız bulup, bu konuda yorum yapmayı gereksiz ve anlamsız buldukları için mi susarlar?

Yazılanlar öyle abes ve mantık dışıdır ki yalnızca hayretle okur ve tepkilerini böyle sessiz kalarak göstermek için mi susarlar?

Bazen sessiz bir bekleyiş midir susmak? Susan için endişe ve olasılık hesapları arasındaki “gel git” lerle biraz da huzursuz bir bekleyiş değil midir susmak?

Bazen dile getirilmeyen bir öfke olabilir mi susmak?

Öylesine yaralanmışızdır ki yaralamak isteriz, yüreğini acıtmak ve kanatmak... Ve biliriz ki hiçbir söz acıtamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar... Ve susmanın en acımasız, en öldürücü silah olduğunu bildikleri için mi susar insanlar?

Bazen insanlar kendilerini iletişimin tıkandığı yerde, hiçbir iletinin kendilerine yeterli gelmediği ve hiç iletinin doğru algılanmadığına inanıp da mı susarlar? Yanlışlıklar, yanılgılar ve kim bilir belki de gerçeklerdir bir fırtınaya tutulmuşcasına savrulup duran… Sözler yerini sessizliğe bırakmaya başlar ve siyah, tek nokta konur cümlelerin sonuna...zamanla cümlelerin sonuna konan o tek ve siyah nokta büyüyerek bir kara deliğe dönüşmeye başlar... Kendilerini güven ve sevginin içten içe çürümeye başladığı yerde hissettikleri için mi susar insanlar?

.   .   .

Çevremizdekilerin gözlerindeki neşe gittikçe azalırken neler olduğunun farkında mıyız acaba? Bir an olsun durup düşünüyor muyuz, susmayı tercih etmelerinin nedenini?  Neden kendilerini ifade etmeye sıkı sıkı sarılmıyorlar? Sorunlarının ne kadar derin ne kadar anlaşılmaz olduğunu düşünüyorlar ki kelimeleri ve sesi lanetleyip kimsenin içine giremeyeceğini düşündükleri o kuytu köşenin sisine sığınıyorlar.  Nasıl oluyor da her sevinçli haberi, her rahatlık jestini, her samimi yaklaşımı kıyamet alameti gibi görüp beklentilerini karşılayabilecek kadar ince insanların bu dünya üzerinde var olamayacağı inancıyla biraz daha vazgeçmişliğe, biraz daha yabancılaşmaya kapılıyorlar?

Ve nasıl oluyor da biz bunları önemsemiyoruz?

ABD'nin en iyi şairlerinden Elizabeth Emily Dickinson, bedenini terk edip evrenin sınırsız bilincine çoktan karışmış olsa da şiirleriyle hala suskunları en iyi anlatanlardan biri olmaya devam ediyor. Ama çocuklarının, eşlerinin, akrabalarının, arkadaşlarının ve dostlarının neden sessizleştiğini merak etmeyen bizler, iki bin civarında şiir yazmış olan Dickinson'un dizelerini okuduğumuz da anlatmak istediklerini anlayabiliyor muyuz acaba?

Yoksa bunu da okuyup yine de susmayı mı tercih ediyoruz?

.    .    .

“Anlatmayı beceremeyenler susarlar

Anlatmaktan vazgeçenler susarlar

Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar susarlar

Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar susarlar

Hata yapmaktan korkanlar susarlar

Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar susarlar

Zannettikleri kişi olmadıkları, zannettikleri dünyada yaşamadıkları gerçeğini hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar susarlar

Olaylar ve olgular dünyasıyla baş edemeyenler susarlar

Her şeyi gördüğünü, tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler susarlar

Güçlü olarak görülmeye ölesiye ihtiyaç duyacak kadar güçsüz olanlar susarlar

Şşşşşşş...Sessizlik...

Sonsuza kadar konuşabilecek olanlar en çabuk susanlardır genelde

Sonra kadınlar gelir ki onlar da bu kategoridedirler çoğunlukla

Sonra şairler...

En son ölüler susar...”

(E. Emily Dickinson)

. . . . .

Susmayacağınız ve "SUS" kalmak zorunda kalmayacağınız çok güzel günlere...

Hoşça ve sevgiyle kalın.   



İlhan Özdemir
İstanbul






Yorumlar - Yorum Yaz